Siz hiç hayattan zarif bir hediye aldınız mı?
Zarif bir mucizeyle
Asil bir maziden
Tertemiz bir sevgiden
Hiç ummadığınız bir anda
Hiç beklemediğiniz bir yaşamda
Hani tam unuttuğunuzu sandığınız bir yerden, hiç beklemediğiniz bir anda gelen;
Size zamanı, tesadüfü ve kaderi yeniden sorgulatan bir hediye…
Bazı insanlar hayatımızdan geçip gider.
Çocukluğumuzda, gençliğimizde, yetişkinliğimizde…
İçimizde küçük bir iz bırakırlar. Küçük bir kalbin, büyük bir hayale, ulaşılmaz bir izle.
Ve bunun
Zamanla silindiğini sanırız.
Hayat devam eder, yıllar geçer, başka hikâyeler yazılır.
Ama bazı izler aslında hiç silinmez.
Sadece derine çekilir.
Sessizce bekler.
Ve sonra hayat, hiç ummadığınız bir anda, o eski kapıyı usulca aralar.
Ve o kapıdan belki de yıllarca kendimizden başka herkese ipotek ettiğimiz hayatın, kendimiz için hiçbir şey yapmadığımız yılların gecikmiş bir huzuru girer içeriye.
Ve
İnsan bir an durup düşünür:
“Demek saf bir sevginin terazisi varmış bir yerlerde…”
Yani,
Bazen yıllar önce içinizden sessizce geçen bir duygu, yıllar sonra bambaşka bir zamanda size geri döner.
Dönmez demeyin
Olmaz demeyin
Hem de tanıdık ama yepyeni bir hâliyle.
İşte o an anlıyorsunuz; bazı duygular zamanı aşar.
Kaybolmazlar, sadece kendi mevsimini beklerler.
Belki de hayatın en zarif tarafı budur…
Size eksik kaldığını sandığınız bir cümleyi, kırk yıl sonra tamamlar.
Ve o zaman insan şunu fark ediyor:
Bazı cevaplar çok geç gelir.
Ama doğru zamanda geldiyse, beklediğiniz bütün yılları affettirir.
Çünkü
Hayat gerçekten bazen filmlerden daha güzel yazıyor hikâyeyi…
Der
Bu kadın.
Afet Ergü

